22 Ağustos 2011 Pazartesi

Çeyrek asırıda bitirdim yaaa helal olsun bana...

Dırıdıdım dırıdıdım.... Tehlike çanları şiddetli bi şekilde çalmaya başladı... Korkuyorum artık... Korkarım engellenemez bi şekilde 20 li yaşlarımı geride bırakacağım... Çeyrek asır gitti... 26 (rakamla) yirmi altı (yazıyla) :) ( gözüme ii gözüksün die defalarca yazıorum :P) yasımdan bizzat gün almıs durumdayım ama ziyanı yok yılbasına kadar 25 sayılırım diye kendimi avutmaktayım... Neyse gelelim doğum günüme... Ben böle ramazan diye hiç bir program yapmayıp gün içinde evde takılıp, akşamda yine evde olmak üzere ailemle bi pasta üfleyip geçiştiririm doğum günümü diye düşünmüştüm... Doğum günüm geldi çattı ve iş arkadaslarımdan bir arkadasım aradı... Nbr? Nasılsın ? hoş beşi geçtikten sonra akşam iftar yemeği düzenlediklerini benide aralarında görmek istediklerini söyledi bende gayet samimi olaraktan aynen şu kelimeleri söledim; " ya cnm bnim bugün doğum günümde ailemle evde olmam gerekebilir o yüzden onlarla bi konusuyım ona göre sana haber veriyim olur mu ?" dememle birlikte... "süpersin sen yaa" diye bi yanıt aldım ve doğal olarak neden sorusunu yönelttim... "cnm zaten senin için düzenledik bu yemeği" dedi ve ben böle bi mutlu, bi hüzünlü oldm ama yinede ailemle bi konusuyım seni arıyım dedim... Vee sonuc olarak Ailem ve İş arkadaslarım olmak üzere iki doğum günü kutladım... Vee her ikisinde de çok eğlendim...

 
Nedense hazırlanıp odamdan çıkmadan önce güneş gözlüklerimi takmıs olurum genelde (annem güneşten korunmamız konusunda çok hassastır ondan olabilir diye düşünmekteyim) Bu kız kapalı mekanda güneş gözlüğüyle takılan bi krocan demeyin diye açıklama yapmak zorunda hissttim kendimi...


Organizasyonu düzenleyen cnm arkadasım benim...
Organizasyon destekçisi... İşin aslı bana sürpriz yapmak zordur.. mutlaka yüz defa ( söyletene ve bıktırana kadar) sorarım... Gel gelelim bu iki karakter benim tarihimde bir ilki gerceklestirerek bana sürpriz yapmayı basardılar... Seviyorum onları ve ince düşünen karakterlerini...


Yüzüğümü sevmiş olmalı ;)



Tabi bana hiç bi şey çaktırmıyorlar... ben böle 2 erkekle yollara düşmüşüm... kim gelicek nereye gidicez haberim yok... yoldan toplaya toplaya gittik... Kızları görünce pek bi mutlu oldum tabii...
Gidiyoruz gidiyoruz yol bitmiyor... En son boğaz köprüsünü geçtik ben mızmızlanmaya başladım... 10 dk sonra Beylerbeyinde denizin dibinde süper bir restaurantta buldum kendimi...


Yemekler yendi ve pastam geldi... Oleeeyyy..
Pastam temalı aslında bakmayın öyle durduğuna... Arkadasım bana "Güllerin gülü "der... Lakin üzerinde ki gül bu hitabını esas alarak düşünülmüştür...




Resimlerin kalitesine takılmayın :P Ben takılmıorum... Yaa fotoğraf makinesi tasımaya üsendiğim için tlf la çekiyorum... İşte napiim bu kadarda üşengecim...
Fallar kapatıldı bakıldı... sohbetler ediliyor...
Deniza karsı efkarlı keş gençleriz biz...



Geç denebilecek bi saatte eve gelinir hemen kostüm değiştiriilir ve bir diğer kutlamaya geçilir...

Enes bizim karsı komsumuzun beybisi ama bizimde sayılabilir... kendisi 3 buçuk yasında ve elimize doğdu... Evimizin bebeyi o
My family...

Ve bir doğum günümün daha sonuna geldik yayında (bana) ve yapımda (arkadaslarıma) emeği geçen herkese bir daha tesekkür etmeyi bir borç bilirim...

Hee bi de doğum günü hediyeleri var tabiii... onları da sırayla kullandıkça gösteririm heralde diye düşünmekteyim... Belkide onlar için özel bir post hazırlarım... Ne dersiniz hoş olmaz mı ?

BAAŞşşşşşhhh BAşşŞŞşhhHH

21 Ağustos 2011 Pazar

Tatilin devamı...

Tatilimin bi kısmını bi kaç post önce paylaşmıştım... Aslında çok minik bi kısımdı paylaşılan kısım... Deniz, kum, çakıl, eğlence, doğa yürüyüşleri, geceler, güneş, yaşasın yemek yemek derken ne kdar da çabuk geçmiş :( neyse fotoğraflara bakıp bende maziye gideyim bari...

 Önce böle bakarım denize soğuk mu, sıcak mı? diye...

 Sonra geri gelirim... genelde hep soğuktur çünkü :D

 Arkamızda bulunan 99 adet dik merdiveni her gün mutlaka inip çıktım..




Hhehehehhe apaçi dansı yapmamın sebebi denizin soğukluğudur... korkmayınız hala kendimdeyim :D



Tatilin 3. günü teyzemin İstanbul daki komsuları geldi ailecek bizimle birlikte 4 gün kaldılar... ve daha önce de tanıdığım İremle tatilim daha da keyifli hale geldi...


Bir denize girerken donma hali daha... Ayrıca kabul ediyorum biraz fazlalığım var... Biraz ama di mi ??? fazla değil :P

Tabbiii en önemlisi tatile giderken götürülen kitaplar... Benim genelde çantamda 4-5 kitap olur... 2 si mutlaka kardeşimindir... Diğerleriyse benim ve her an plajda sıkılabilecek diğer bir tatil arkadasımı düşünülerek alınmış olur ;) Fotoğraftada görüldüğü gibi tarafımdan kuzenime hemen bir kitap temin edildi...


Daha önce de sölediğim gibi akşam yemeğinden önce doğa yürüyüşlerine çıktık...





Ne yazıkki bizim bulunduğumuz yerde bir market bile yoktu ve bizde maksat muhabbet olsun diye yürüyüşlerimizi kimi zaman yan köylerdeki marketlere yaptık... Gidiş ve geliş 8 km yürüdüğümüzü söyleyebilirim... Markete ulaştığımızda  gerçekten çok mutlu ve şaşkındır... eee her gidişin bi dönüşü olduğu için birazda kaygılıydık :)

hep yüzdük dinlendik, birazda eğlenelim dedik ve amcam bizi kafaları çekmeye götürdü... ohhh miiisss..
 Göya karşılıklı göbek atıyoruz... resmen birbimize sırtımızı dönmüş yılan dansı yapar modda takılıoruz kendi alemimizde...
 Daha öncede sölediğim gibi pisti görmeyiveriyim...
 ohh ohhh.... yandan...

Aileyle dondurma yemek için çıkılan bir doğa yürüyüşü daha...
 hehhheehh bu ve bi sonraki fotoğrafa baktığımda lost dizi afişine benzetiyorum... Özellikle annemi... Jack gibi durmuş resmen...
 Anneler ve çocukları...


 Double kardeş... Annem, teyzem, ben ve kardeşim... Öle kardeş kardeş takılıyoruz demenin tam vakti...
Zira teyzem bi taraftan beni öpme derdindeyken kardeşim başka yöne el sallıyor...


Böylede mutlu gideriz plaja...

 Veee kuzenimin beni yakaladığı an... Şilenin merkezinde gece pazarı kuruluyor bizde tatilimizi orda geçirdiğimizde mutlaka uğrarız... o gecelerden birinde ben muhtemelen yandan yandan da olsa çantacı veya ayakkabıcı görmüşken...

Son olarak bir haftasonu plajımıza gösterilen ilgiden bir kare... H.içi sakin sakin güneşlenen, denize girsek mi girmesek mi? diye düşünen biz... H.sonu kumsalda ne kelime, deniz içinde yer bulamıyoruz...

Sevgiler

BAaaaaşŞŞŞhhHH baaAAşşşhhH